Stranger Thing (2026-2025)
İkinci kısmın dikkat çeken yönlerinden biri ise Hollywood’un yeni kazandığı bir oyuncunun parlamasıydı. İlk olarak 2023 yılında Evil Dead Rise filminde izlediğimiz ve dizide Holly Wheeler karakterine hayat veren genç oyuncu Nell Fisher, yüksek bir potansiyele sahip olduğunu seyirciye ispatladı. Final sezonunun en fazla ekran süresi olan oyuncularından biri olan Fisher’ın performansı oldukça başarılıydı. Mevcut performansı dikkate alındığında, ilerleyen yıllarda Hollywood’da daha pek çok projede yer bulması ve ödül sezonlarının gedikli isimlerinden biri hâline gelmesi kaçınılmaz olacaktır.
Sezonun öne çıkan bir diğer alternatif yıldızı ise “Dipshit Derek” (Denyo Derek) karakterini canlandıran genç oyuncu Jake Connelly oldu. Beşinci sezona damga vuran ve sert mizah diliyle dikkat çeken bu karakterin, sezonun olumlu yanları arasında yer aldığını söylemek mümkündür. Oyunculuk anlamında övgüyü hak eden bir diğer isim ise serinin ana antagonisti Vecna’ya hayat veren Jamie Campbell Bower’dır. Karizmatik İngiliz oyuncunun diziye 4. sezonda dâhil olmasıyla birlikte, Stranger Things’in en etkileyici oyunculuk anlarının önemli bir bölümüne Jamie sayesinde tanıklık ettik.
Final öncesinde izlediğimiz üç bölüm, genel olarak finale dair beklentileri düşürdü ve dizinin tatmin edici bir şekilde sona ermeyebileceğinin habercisi oldu. Bu durum, Game of Thrones ve Lost gibi büyük yapımların final sezonlarında seyircisine yaşattığı hayal kırıklıklarını hatırlattı. Bir çok olumsuz değerlendirmelerin odağı hâline gelen dizinin final bölümü ise yaklaşık 120 dakikalık süresiyle dikkat çekti ve ABD’de bazı sinema salonlarında gösterime bile girdi. Netflix’in sunucularının yeniden çökmesine neden olan ve bir dönemin kapanışını simgeleyen bu “büyük final”, yazının bu bölümünde detaylı bir şekilde inceleyeceğiz.
Her güçlü başlangıcın kaçınılmaz bir sonu olduğu düşüncesiyle merakla beklenen final bölümü, yine sinema filmi ölçeğinde kurgulanmıştı. Duffer Kardeşler, bu bölümü iki ayrı yapı üzerine inşa etmeyi tercih etmişlerdi. İlk 80 dakikalık bölümde Hawkins kahramanlarının büyük savaşı anlatılırken, son 40 dakikalık kısımda izleyici, olayların kapanışından 18 ay sonrasına, yani 1989 yazının başına götürülüyordu. Bu zaman dilimi, Kamçılı Adam (Indiana Jones) serisinin son filminin vizyona girdiği zamanlara denk geliyordu.
Büyük savaşta güçlerini birleştiren Eleven ve Will, Vecna’nın yenilgiye uğratılması sürecinde telekinezi yeteneklerinin shakkını verdiler. Ancak ekibin diğer üyelerinin Abyss’te Vecna ve Mind Flayer ile girdiği, “Cesur Yürek” vari çatışmaların anlatısal açıdan daha yüzeysel kaldığı söylenebilir. Demogorgonların bu aşamada sahneye çıkmaması şaşırtıcıydı. Kötülüğün kaynağı olan iki ana tehdidin bu denli hızlı ve kolay biçimde etkisiz hâle getirilmesi, Duffer Kardeşler’in final öncesinde dile getirdiği “büyük sürprizler” vaadinin abartılı olduğu izlenimini güçlendirdi. Bu ölçekte bir başarıya ulaşmış diziden, daha sarsıcı ve beklenmedik bir final beklentisi kaçınılmazdı. Savaşın sonunda Eleven’ın kayboluşu öncesinde kullanılan Prince klasiği “Purple Rain” ise sahnenin duygusal etkisini belirgin biçimde artırdı.
Buna karşın final bölümünün son 40 dakikası, yer yer temposunu kaybetmesine ve sündürülmüş gibi hissettirmesine rağmen, dizinin duygusal yönüne odaklanan izleyiciler açısından tatmin edici bir kapanış sundu. Kahramanların hayatlarında bir dönemin kapandığı ve yeni bir kuşağın aynı heyecanla Dungeons & Dragons masasının etrafında toplanması, serinin mirasına anlamlı bir gönderme niteliği taşıdı.
Dizinin baş karakteri Eleven için yazılan tartışmalı son, olası alternatifler arasındakilerden en iyisi olarak değerlendirilebilir. Çünkü karakteri öldürmek de yaşatmak da farklı eleştirilerle yüzleşilmesine neden olacaktı.
Gerçek adıyla Jane Ives’ın hikâyesinin, dizinin kendisi gibi “garip”, sonlandırılması, son derece tatmin ediciydi. Harika bir “Büyücü” bölümü ve epey kötü bölümler de izlediğimiz bu uçlarda gezinen sezona benim puanım: 6.5’tan 7. Unutmadan geçmeyeyim; son sahneden sonra kahramanlarımızın çizgi roman hâlini gördüğümüz ve David Bowie’nin “Heroes” isimli nefis parçasıyla taçlanan jenerik sahnesi olağanüstüydü ve serinin duygusal mirasını pekiştiren etkileyici bir kapanış sundu. Duffer Kardeşler’in yazdığı FRP oyunu Stranger Things’in avuçlarımdan düşüp karanlığa gömüldüğünü üzülerek idrak etmemizi sağladı.
Dokuz yıl süren bu uzun ve etkileyici serüven, 2026 yılının başında sona erdi ve milyonlarca izleyicide belirgin bir boşluk hissi bıraktı. Çünkü an itibarıyla bu dizinin yerini doldurabilecek denklikte bir yapım bulunmuyor. Zaman ne gösterir bilinmez ama bizler yine çok sevdiğimiz bir dizi final yaptığında, gözlerimiz yaşlı bir şekilde son sahneleri izledik. Duffer Kardeşler, hayatımıza etki eden bu güzel projeleriyle tüm dünyaya adlarını duyurdular ve arşivlenmeyi fazlasıyla hak eden güzel öykülerini dünyanın dört bir yanından milyonlarca insanla paylaştılar.
Yazar: Volkan Çağlayan
Editör: Zehra Eda Sert

