///

Mad Men Part 3 (2007–2015)

Mad Men Part 3 (2007–2015)

Matthew Weiner

Televizyon Dizisi | 45′ x 92
Amerika | Jon Hamm | Elisabeth Moss | Vincent Kartheiser


Ödüller and Festivaller
167 Ödül, 450 Adaylık

4. Don Draper

Don, dizinin baş kahramanıdır. Yedi sezon boyunca onu aslında severiz; ancak hayatı temelden bir yalan üzerine kuruludur. Yedinci sezon bittiğinde hâlâ Don’un—ya da gerçek adıyla Dick Whitman’ın—iyi bir insan olup olmadığını düşünürüz. Dick, “iyi biri gibi görünmeye çalışan ama bir türlü gerçekten iyi olamayan” bir karakterdir. Çocukluğu son derece kötü geçmiş, gerçek bir aile sevgisi hiç görmemiştir. Adeta ailesinden kaçmak için askere gider ve cephede ölen bir subayla karıştırılması sonucu, terhis olduktan sonra o subayın kimliğini alarak Don Draper adıyla kendisine yeni bir hayat kurar.

Bu yeni hayatında başarıyı yakalar ve Sterling Cooper reklam ajansında kreatif direktör olur. Kariyerinin ilk yıllarında çok parlak işler çıkarır; sektörde efsanevi yaratıcı direktörlerden biri hâline gelir. Hatta bu ünü, işi giderek boşladığı son yıllarında bile onu bir süre idare eder. Aslında kötü bir yöneticidir; fakat reklam sektörü disiplin ve iş ahlakının en zayıf olduğu sektörlerden biri olduğu için bu özellikleriyle uzun süre idare edebilmiştir.

İş hayatında parladığı dönemlerin başında, küçük kardeşinin tesadüfen onu bulup yalnızca “abi sevgisi” istemesi karşısında gösterdiği acımasız tavır, Don’un aslında o kadar da iyi bir insan olmadığını gösteren ilk sahnelerdendir. Kardeşinin bu davranış yüzünden intihar etmesi bile Don’u derinden sarsmaz.

Evine ve ailesine karşı son derece ilgisizdir. Çocuklarını, ilk eşi Betty neredeyse tek başına büyütür. Don, seks yaptığı kadınlara gösterdiği şefkati, kibarlığı ve zamanı asla eşine ve çocuklarına göstermez. Onlara yalnızca maddi ihtiyaç sağlıyor olmayı “baba olmak” için yeterli görmektedir. Sigara, içki ve kadınlar Don için birer bağımlılıktır; bunlar olmadan hayatını sürdüremez. Hatta işi ve ailesini bile bu bağımlılıkları uğruna kolaylıkla ihmal eder. Evliyken karısıyla paylaştığı tek şey aynı yataktır; bunun dışında ortak bir yaşamları yoktur. Eşi onun için bazı iş etkinliklerinde yanında gezdireceği bir “Barbie bebek” gibidir.

Don’un çocuklarıyla ilgisizliğinin çarpıcı bir örneği, Betty ile ayrıldıktan sonra ortanca çocuğu Bobby’nin bir gece babasına “korktuğunu” söylemesidir. Don nedenini sorunca Bobby, “Eğer Henry’ye bir şey olursa ne yaparız?” diye yanıt verir. Bu cümle aslında Don için tokat gibi bir hakarettir: Öz oğlu, kendi babası için değil, üvey babasının başına bir şey gelirse ne olacağından korkmaktadır; çünkü onları koruyup kollayan kişi olarak Henry’yi görmektedir. Henry de gerçekten dizideki en düzgün karakterli erkeklerden biridir.

Don’un Megan’dan ayrılırken, avukatının bile istemeyeceği kadar yüksek bir miktarı—1 milyon doları—hiç düşünmeden vermesi, onun hesap bilmezliğini ve planlamadan ne kadar uzak olduğunu açıkça ortaya koyan olaylardan biridir. Zaten daha sonra düşeceği sefil durum da bunu doğrular niteliktedir.

5. Sonuç

Kesinlikle izlenmesi gereken bir dizi. Hem 60’lar Amerikası’nı hem de II. Dünya Savaşı sonrası kapitalizmin nasıl geliştiğini anlamanızı sağlar. Reklam ajanslarındaki çalışma yöntemlerini, şirket içi kariyer savaşlarını, kadın–erkek ilişkilerini, ırkçılık ve cinsiyetçilik gibi konuları düşündürür. Amerika’yı ve kapitalizmi daha iyi kavramanıza yardımcı olur. Kısacası, mutlaka izlenmesi gereken dizilerden biridir.

Yazının ilk bölümüne buradan ulaşabilirsiniz: https://kinoavantgarde.com/mad-men-2007-2015/

Yazının ilk bölümüne buradan ulaşabilirsiniz: https://kinoavantgarde.com/en/mad-men-2007-2015-part-2/

Yazar: Ruşen Ertan
Editör: Nil Birinci